Ben Mevlana değilim, insansan gel !..

16 Nisan 2014 Çarşamba

Şapka Düştü, Kel Göründü !..

 

Bizim buralarda Easter demek, bize 4 günlük tatil demek !.. Bir de bana, en sevdiğim hobilerimle birşeyler yaratmak demek.
 
Bu seneki yumurtalara önce güzel bir yüz verdim sonra da  “burada havalar hala ısınamadığından“ kışlık şapkalarını giydirdim.  Ama güzel kızı görünce bizim çapkının "şapkası düşmüş, keli görünmüş" :)
 
Önümüzdeki hafta görüşmek dileği ile...
 
Sevgiler,

 

14 Nisan 2014 Pazartesi

Dolmalık Enginar Nasıl Temizlenir?


Enginar mevsimi başladı. Karaciğer dostu bu çok lezzetli sebzeyi bu aylarda bol bol yemeye çalışalım. Biz yurt dışında taze enginar konusunda fazla şanslı değiliz maalesef ama bu sene Arap Market’ten Ege’min enginarlarına benzer irice enginarlar buldum (tabii saplarını yine kesmişler) ve hemen annem usulü zeytinyağlı dolmasını yaptım.

Bence bir yemeğin lezzetli olmasındaki ilk ve en önemli aşama; kullanılacak sebzelerin taze olması ve doğru şekilde temizlenmesi , hazırlanmasıdır. Enginar hazırlanması zor  bir yemek zannediliyor fakat aslında çok basit, sadece biraz zaman istiyor.  Artık pazarlarda çanak kısımları  ayıklanmış olarak da satılıyor ama dolmalık yapmak istiyorsak sanırım hala iş başa düşüyor :)

Nasıl temizleneceği pek bilinmeyen bu sebzenin temizleme aşamalarını,  fotoğraflarla sizlere de anlatmaya çalışacağım.

Satın alırken dikkat etmemiz gerekenler;
  • Enginarların yaprakları koyu yeşil olanları makbuldür. Kararmış yapraklıları almıyoruz.
  • Tazeliği, bir de  sapının ortasından tutup sallamakla anlaşılır. Elastikiyeti kaybolmuşsa bayatlamış demektir.
Aldıktan sonra hemen tüketmeyecek isek;
  • Aynen kuşkonmazda yaptığımız gibi saplarını suya daldırarak birkaç gün  taze olarak saklayabiliriz. Suya koymadan önce ve her su değiştirmede sapları bir santim kadar kesilmelidir.
  • Pişirdikten sonra da hemen bir gün içinde tüketilmelidir. 24 saati geçerse zararlı maddeler üretebilir deniyor.
Deneyeceklere şimdiden kolay gelsin.


İnce doğranmış taze soğan, dereotu, maydanoz, ayıklanmış yıkanmış pirinç,  tuz, karabiber, zeytinyağı ve limon ile dolmanın iç harcını hazırlayın. Tüm malzemeyi iyice karıştırın.

Enginarları mutfak tahtasına alın, kesilmiş yarım limon (bu limonu temizledikten sonra hemen enginarlara sürüyoruz ki kararmasınlar)  ve büyükçe bir kapta "1 limon suyu, 1 tatlı kaşığı un, 1 tatlı kaşığı tuz" ile, enginarları temizledikten sonra içine koyacağımız suyu hazırlayın.

Enginarların sap kısımlarını üstte 2-3 parmak kalacak sekilde kesin.
(kestiğiniz saplarını atmayıp, üst sert kısımlarını soyarak havuçla birlikte  enginarların arasında pişirebilirsiniz).
Dış yapraklarından 2 veya en fazla 3 kat yaprağı dışa doğru çekerek, elinizle kopartın.

Alt kısımlarını tencereye düzgün oturabilmesi için bıçakla keserek aynı hizada düzeltin.
Enginarın kesilmiş alt kısımlarını mutfak tezgahının üzerine hafifçe vurarak, yapraklarının açılmasını sağlayın.

Yapraklarını elinizle yavaşça gevşetin .

İçteki tüylü kısımları bir tatlı kaşığı yardımı ile temizleyin.
Kesilmiş yarım limonu her tarafına sürerek, biraz da ortadaki boşluğa sıkarak, kararmaması için önceden hazırladığınız limonlu suda bekletin.

Suyunu süzdüğünüz enginarların  ortasına iç malzemesinden doldurun. Havuçları ve enginarların saplarını da soyarak hazırlayın.
  
Fotoğrafta görüldüğü gibi tencerenin içine yerleştirin.


Malzemelerini ve pişirilmesini,  gelecek paylaşımımda yayınlayacağım.
 
Herkese güzel bir hafta dileklerimle.
 
Sevgiler.



4 Nisan 2014 Cuma

Sarımsaklı, Kremalı, Peynirli, Sütlü Patates Püresi

 
 
Özellikle soslu et yemeklerinin yanına çok yakışan sütlü patates püresi tarifi ile herkese merhaba.

Patates püresi yapmak aslında çok kolay, önemli olan kıvamını yakalayabilmek. Onun için de yapmamız gereken; sütünü yavaş yavaş eklemek. Ben tarifte sütünü 1,5 su bardağı verdim ama bu patatesin cinsine ve pişerken içinde kalmış olan su oranına göre biraz değişebilir. O bakımdan patatesi ezerken, sütünü istediğimiz kıvama gelene kadar azar azar ekleyelim. Unutmayalım ki katı olmuşsa biraz daha süt ilavesi ile sulandırabiliriz ama sulu olursa geriye dönüşü olmaz.

Patates püresi yaparken belli bir kural yok bence. İcine süt, half and half krema, heavy krema, tereyağı, krem peynir, sour cream, et-tavuk suyu ya da hepsinin karışımından koyabilirsiniz. Tek uymamız gereken kural kesinlikle robotta ya da yüksek devirdeki mikserda karıştırmamak. O zaman yapışkan bir dokusu olur. En iyi kıvam patates ezme aparatı ile oluyor ama yoksa çatal da "biraz daha fazla uğraştırırsa da" aynı işi görür.
 
Son olarak patatesleri haşlayacağımız suyun miktarını da anlatıp tarifimize geçeceğim. Ben patateslerin suyunu atmayı sevmediğimden süzmeden yapmayı tercih ediyorum. Koyduğum su miktarı patatesler ile aynı seviyede hatta biraz az. Bu miktarda su ile tamamen suyunu çekene kadar  istediğim kıvamda pişiyor. Ama sonucu garantiye almak isterseniz bol suda haşlayıp, kalan suyunu süzmenizi tavsiye ederim. Böylece çok sulu kaldı ya da patatesler pişmedi stresi olmaz.

Şimdi geçelim tarifimize:
 
MALZEMELER: (4-6 kişilik)
  • 1,5 kg patates ( tercihen yukon gold)
  • 1,5 su bardağı  süt ya da 1 su bardağı süt + 1/2 su bardağı krema
  • 3-5 diş sarımsak (bıçağın kenarı ile ezilip, çok ince kıyılmış)
  • 100-150 gr. Parmesan peyniri (rendelenmiş)
  • 2-3 yemek kaşığı tereyağı
  • Haşlamak için su
  • Deniz tuzu
HAZIRLANIŞI:
  • Patatesleri soyup, mümkün olduğunca aynı boyda irice doğrayalım (aynı boyda olurlarsa pişme süreleri eşit olacaktır).
  • Tencereye alıp üzerlerine; patateslerle aynı hizada olana kadar su ve tuzunu koyalım.
  • Kaynayana kadar harlı ateşte, kaynadıktan sonra da orta ateşte "tencerenin kapağı açık olarak" suyunu tamamen çekene kadar pişirelim.
  • Bu arada 1,5 bardak süt-krema karışımını ve sarımsakları kaynama noktasına gelene kadar ısıtalım.
  • Süt ısınırken patatesleri cok kısık ateş üzerinde patates ezeceği ya da çatal biraz ezelim.
  • Kaynayan sütü, peyniri, 2-3 yemek kaşığı tereyağını ilave edip istediğimiz kıvama gelene kadar ezmeye devam edelim.
  • Tencerenin kapağını ve altını kapatıp, 5 dakika kadar kıvamını bulması için bekletelim ve sıcak servis edelim.
 Afiyet olsun.
 
 
 
 

23 Mart 2014 Pazar

Kremalı Şarap Sosunda Somon Balığı

 

Geçenlerde Ikea’da dolaşırken poşet içinde satılan ’somon balığı sosu’ dikkatimi çekti. İçindeki malzemelere bakınca “ben bunu evde yapabilirim“ dedim. Sonuç harika! Gerçi o sosu alıp denemedim, ikisi arasında bir kıyaslama yapamayacağım ama bu benim hazırladığım sosu ailecek severek yedik. Balığın pişmiş halinin fotosunu çekmeme fırsat kalmadı diyeyim siz anlayın :)





Malzemeler:
  • 4 adet dilim ya da fileto somon
  • Deniz tuzu
  • Karabiber
Sosu için:
  • 1 su bardağı su
  • 1/2 su bardağı krema (half and half cream)
  • 1/3 su bardağı sek beyaz şarap
  • 1 tatlı kaşığı nişasta
  • 1 tatlı kaşığı Dijon hardal
  • 1/2 çay kaşığı safran ya da zerdeçal
  • 1 yemek kaşığı tereyağı
  • 1 çay kaşığı tuz (balıkları da tuzladığımız için fazla koymayın)
  • 1 limon kabuğu rendesi
  • Dereotu (ince doğranmış)
  • 2 diş sarımsak (ince doğranmış)
Hazırlanışı:
  1. Öncelikle balıkları yıkayalım ve kağıt havlu ile kuruluyalım. Üzerlerine deniz tuzu ve mümkünse ’taze çekilmiş’ karabiber serpelim.
  2. Sos malzemelerinin hepsini bir kaba alıp, çırpma teli ile iyice karıştıralım.
  3. Çok büyük olmayan, fırına girebilen bir  kaba balıkları koyalım, üzerlerine sosu dökelim ve önceden ısıtılmış 400F - 200C    fırında ( üzeri açık) 25-30 dakika pişirelim.
 
Afiyet olsun.

13 Mart 2014 Perşembe

Kayısılı, Fındıklı, Likörlü Bitter Çikolatalı Atıştırmalıklar

 

Kuru kayısılı, fındıklı, likörlü, bitter çikolatalı, ev yapımı  nefis atıştırmalıklar. Fındık yerine badem olabilir, ceviz olabilir,  bitter çikolata sevmeyenlerdenseniz sütlü çikolata ile de hazırlayabilirsiniz ya da yarısı sütlü-yarısı bitter olabilir. Likör de öyle, evde olan herhangi bir likörü kullanabilirsiniz ya da hiç kullanmazsınız. Benden fikir vermesi, yaratıcılık sizden...

Deneyeceklere kolay gelsin.

Malzemeler:
  • 20 adet kuru kayısı
  • 1oo gr. bitter çikolata
  • 1 yemek kaşığı ’tercihen’ kayısı likörü
  • 20 adet fındık
  • Üzerine; file ya da iri çekilmiş Antep fıstığı
Hazırlanışı:
  1. Çikolatayı benmari usulü  sürekli karıştırarak eritin (kolay erimesi için küçük parçalara bölün ve çikolatanın gereğinden fazla ısınmamasına dikkat edin. Çikolatayı eritirken içine su girmemesine özellikle dikkat edin).  
  2. Kayısıları yarısına kadar ortadan ikiye kesip ayırın. 1 yemek kaşığı likörü ekleyip, karıştırın, 10-15 dakika kadar bekletin. İçlerine bir tane kavrulmuş fındık koyup, tekrar kapatın ve bastırarak mümkün olduğunca iki ucun birbirine  yapışmasını sağlayın.
  3. Küçük bir maşa yardımı ile kayısıları çikolataya batırıp her taraflarının kaplanmasını sağlayın. Yağlı kağıt serilmiş bir tepsiye alın ve çikolatalar katılaşmadan üzerlerine Antep fıstığı serpin.
  4. Katılaşana kadar buzdolabında bekletip, servis yapın.
Afiyet olsun.

28 Şubat 2014 Cuma

Dinime küfreden müslüman olsa!


Evet gerçekten, neler oluyor biz insanlara? Nedir bu kin, bu nefret, bu hoşgörüsüzlük? İnsanların hiç tanımadığı bir insana bile sataşmalarını, ona hakaret etmelerini, bir de bunu din adına yapmalarını ben anlayamıyorum, hiç bir zaman da anlayamayacağım!..

Tariflerimi bloğumda paylaştığımda, bu tarifler otomatik olarak google+ da da paylaşılıyor. Sizlere altta, son birkaç gündür ’Kadir İrendeli ve Ylva Güven’ tarafından, bana gönderilen mesajları kopyaladım. Cevap vermemeyi denedim, sadece güldüm geçtim “çok pişkin“ olmakla suçlandım. Yanıt yazdım bu defa da “çok bilmişlikle“ suçlanıp bir de tehdit aldım!

Aslında isimleri belli, yaşadıkları yerler belli. Bana hakaret var, tehdit var. Uğraşmak var ama...

Şimdinin Türkiye’sinde kimi kime şikayet edeceksin. Ben bu “takma kafaya sokma akıllıları“ en iyisi Allah’a havale edeyim, o bildiği gibi yapsın :)


Kendimizle barışık, mutlu bir hayat yaşamamız dileğimle...

Sevgiler,

Asuman


yaa sen musluman degilmisin haa ayip vodkali tarif veriyorsun,bir boka yaramaz

igrenc utan birde muslumanim diye gecinenlerdensin


Kadir Irendeli
bunda gulunecek degil utanicak sey var,

:)
:)

Ylva Guven

nekadar piskinsin öyle,insan bir aciklama yapar bir sey der ,siritmaz ama bir bokada yaramaz tariflerin

Mevlana Celaleddin-i Rûmî “Sen ne söylersen söyle, söylediğin, karşındakinin anladığı kadardır.” der. Suskunluğum ondandır...


Cok bilmislik insanin basina dert acar! Buna ukalalik denir buyuk harflerle ,
Skickat från min iPod


Yazmadım, sizlere sadece gülümsemekle yetindim “niye yazmıyorsun yüzsüz“ dediniz. yazdım çok bilmişlikle suçlayıp bir de TEHDİT ettiniz. Hayır ne istediğinizi bi anlayabilsem!..
Benim bildiğim müslümanlık “hoşgörü ve sevgi“ üzerine kurulu bir dindir. Sizler, hiç tanımadığınız bir insana ’vodkalı makarna tarifi’ paylaştı diye “sen ne biçim bir müslümansın“ diye  hakaret hakkını kendinde bulan SÖZDE MÜSLÜMANLAR, size birtek; DİNİME KÜFREDEN MÜSLÜMAN OLSA... diyorum.
10 comments



Yaaa cok bilmis kisi!! Ben yurtdisinda dogdum buyudum ve hala burdayim , ve hala birak votkali makarnayi falan helal kesin olmayan et tavuk bile almiyor ve cocuklarinizada yuvada yememeleri icin kesilip kani Akitilmis et birakiyoruz , muslumanlarin kaci icki icerikli yemek yapiyor , dininimiz haram kilmamis sence? Sizinki avrupa özentisi sadece , göstermelik muslumanlik , eger dört dörtluk yapsan icki kullanmassin . Dinimizde dogum gunu yilbasi kutlamak bile haram ve gunah , bana laga luga okuma lutfen

Skickat från min iPod

Bu da en son e-mailime attığı mesaj. Terbiye ve seviye yerlerde,inanılmaz...

ban bak kendini bir bok sananlardan insan musfettesi,benim sakin agzimi bozma, sana tehditde bulunan yok,iyi halt etmisin kopyelemekle,ne iyi becermissin bulmussun bir kat daha musluman olmusundur simdi allah katinda isim adres bulmakla,dusuncelerime senin gibi zibidiler gem vuramaz istediiimiii söylerim evet sen musluman falan degilsin cadaloz,senden kötusu yok hatirim kalir eger sikayet etmerssen ,de bakalim kari bozuntusu??tehditlerde ne yazilmis?hayatina dair senin guvencene dair mi bir tehdit yazmisim?eger cok duymak istiyorsan onuda yazarim,ama sen zavalli zibidinin avrupa delisi sonradan görmus bir kafadan kontagisin.köpek sicsin senin yaptigin VOTKALI makarnaya.hadi durma yap ne yapicak ,ben isvete linköpingde yasiyorum hemen simdi basla gevsek agiz seni


23 Şubat 2014 Pazar

Meyveli, muhallebili, kadayıflı kuplar



Cevizli çıtır kadayıf ile muhallebinin muhteşem uyumu. Bir de servis esnasında taze meyve ile süslendiğinde oluşan görsel şölen...
 
Uzun süredir yayınlanacaklar listemde bu tarif. Neredeyse herkes tarafından denendi, yayınlandı. Ben de çok sık yapıyorum. Borcamda yapılıp istenilen şekillerde kesilerek servis edileni, kuplarda tek kişilik sunumları...

Hazırlandığı gün hemen servis edilmezse, kadayıflarının cıtırlığını yitirdiği bu tatlının hazırlanmasının biraz zaman aldığını fark edince, kadayıflarını bir gün önceden hazırlayıp (iyice soğuduktan sonra) kapalı kapta mutfak tezgahında bıraktım ve ertesi gün servisten 1 saat kadar önce kuplara paylaştırdım. Sonuç oldukça başarılıydı.
 
Kadayıfları kavurmak ve muhallebisiyle birlikte soğumalarını beklemek oldukça vakit aldığından, zamanınız kısıtlı ise sizlere de bir gün önceden kadayıfını hazırlamanızı öneririm.
 
NOT:
  1. Tarifteki kadayıfın ölçüsü dikdörtgen borcama yapıldığında  tam geliyor. Bu ölçülerdeki muhallebiden 6 büyük bardak oldu. Kadayıflı karışım bende arttı ama isterseniz siz daha fazla kullanabilirsiniz (6 bardak icin ben kadayıflı karışımda, bu verilen ölçülerin yarısından biraz daha azını kullandım). Kalanını buzluk poşetine koyup derin dondurucuya kaldırdım, bir sonrakinde kullanacağım. Umuyorum çıtırlıklarını yitirmezler...
  2. Tarifi orijinaline sadık kalarak verdim ama ben kremayı kullanmıyorum. Malum zaten oldukça kalorili bir tatlı o bakımdan kremasını koymuyorum. Kremalı muhteşem oluyordur ve borcama yapıldığında biraz daha katılık vereceğinden, kesmesi daha düzgün oluyordur sanırım. Size kalmış “daha çok lezzet mi, daha az kalori mi? “ :)

Malzemeler:
  • 300gr kadayıf
  • 6 yemek kaşığı toz şeker
  • 5 yemek kaşığı tereyağı
  • 1 su bardağı irice doğranmış ceviz
Hazırlanması:
  • Kadayıfı dondurucuya alıp sertleşmesini sağlayın ve elinizle incecik kırın.
  • Wok'da ya da büyük boy bir tencerede, yağı, şekeri ve kadayıfı orta nateşte, sürekli karıştırarak kavurun. Rengi dönmeye basladıgında cevizi ekleyin, kadayıflar iyice pembeleşene kadar kavurma işlemine devam edin.
  • Ateşten alıp soğutun.
Muhallebi Malzemeleri:
  • 1kg süt
  • 4 yemek kaşığı un
  • 2 yemek kaşığı mısır nişastası
  • 2 türk kahvesi fincanı toz şeker
  • 1 yumurta
  • 2-3 damla vanilya özütü ya da 1 paket vanilya
  • 1 kutu krema-200ml (isteğe bağlı)
Hazırlanması:
  • Krema hariç tüm malzemeyi muhallebi gibi pişirip, soğutun. Soğuduktan sonra içine kremayı ekleyip mikserle 2-3 dakika karıştırın.
  • Kadayıfın birazını bardakların altına serpin. Üzerine muhallebiyi dökün, meyveleri serpin. Aynı islemi malzeme bitene kadar  tekrarlayın.
  • Buzdolabına kaldırıp, servisten 15 dakika önce dolaptan cıkartın. Üzerini arzuya göre meyvelerle süsleyip servis yapın.
Afiyet olsun.





LinkWithin

Related Posts with Thumbnails